Ürdün – Lut Gölü

Petra’da kaldığımız bedevi kampından Lut Gölü’ne deve sürüleri ve İsrail topraklarını izleye izleye gittik. Ürdün’de çok fazla pasaport kontrol noktası var, havaalanından giriş yaptığımızdan itibaren defalarca polis ve askerler tarafından durdurulduk ve pasaportlarımız kontrol edildi. Genellikle bu kontroller dostça geçiyor ve “Aaa, Türkiye’den misiniz? Sizin dizileri çok seviyoruz” muhabbetlerine zemin oluyor. Varacağımız yere yakın bir…

Ürdün – Petra

Sempatik şoförümüz Mahmood’un eline ayağına sağlık, Vadi Rum’daki kamptan çıkınca birkaç saat içinde Petra’ya ulaştık. Petra Nebatiler tarafından M.Ö. 300 yılı civarında kurulmuş devasa bir antik şehir. Nebatiler göç ve ticaret yollarının ortasında yaşadıkları için birçok kültür ve dinden etkilenmişler. Şehir aynı Vadi Rum’daki gibi kızıl kayalardan oyulmuş, bu yüzden her açıdan bakınca ayrı bir…

Ürdün – Vadi Rum

Gözde ve Serra’yla çölde buluştuktan sonra Vadi Rum’un hemen kıyısındaki küçük köyden bizi kalacağımız Bedevi kampına götürecek olan kamyonetin kasasına oturduk. Hoplaya zıplaya yarım saat kadar gittikten sonra tam hava kararmışken geceyi geçireceğimiz bedevi kampımız Wadi Rum Night Luxury Camp‘e ulaştık. Kapkaranlık çölün ortasında geleneksel çadırları ve sadece yürüyüş yollarını aydınlatan ışıklarıyla kampın ne kadar…

Ürdün – Akabe

1 Mayıs Cuma günü sabaha karşı saat üçte Ürdün seyahatimizin başlangıç noktası olan Akabe’ye indik. Otele önceden not yazıp geliş saatimizi bildirmiş, bizi havaalanından almalarını istemiştim. Genç bir çocuk bizi karşıladı, eski püskü bir arabaya bindirdi. Birkaç kaza tehlikesi atlattığımız maceralı bir yolculuk sonrasında gün doğmadan otele vardık, check in öğleden sonra ikideydi. Cuma günü zaten Ürdün’de tatil,…

Ürdün – Seyahat Öncesi

İngiltere’de yüksek lisans yaparken Türkler ve Yunanlardan oluşan çekirdek arkadaş grubumuzun içindeki tek Ürdünlü sevgili Mohammed’di. Hem benzer kültürlerden gelmemiz, hem de kaldığımız yurtların birbirine çok yakın olması sayesinde kısa sürede aile gibi olmuştuk. Mo çocukluğunda ailesiyle beraber arabayla Ürdün’den yola çıkıp Suriye üzerinden Hatay’a, oradan da Mersin’e gelip tatil yaptıklarını anlatırdı, hep beraber böyle…

Bosna Hersek – Mostar

Saraybosna’dan Mostar’a gitmek için tren, otobüs ve araba kiralama gibi alternatifler var. Biz otobüsü tercih ettik. Autoprevoz firmasının Saraybosna’dan her gün kalkan sekiz seferi var, Mostar’dan dönüş için de günlük yedi sefer var. Otobüs seferlerinin gidiş dönüş saatleri belli ve genelde zamanında kalkıyorlar. Gidişte temiz ve kısmen modern bir otobüsle Mostar’a gittik, yol boyunca harika manzaralar gördük. Bosna Hersek doğa açısından…

Bosna Hersek – Saraybosna

Bizim kuşağımız için çocukluğumuzda hatırladığımız ilk olaylardan biri herhalde Bosna Savaşı’dır. Küçükken ailemle birlikte haberlerde korkunç görüntüleri izleyip ağladığımı çok net hatırlıyorum, Zlata’nın Günlüğü en çok okuduğum kitaplardan biriydi (çocukken beni etkileyen kitapları tekrar tekrar okuma huyum vardı). Sonra savaş bitti, Saraybosna’da hayat yavaş yavaş normalleşti. Zaman geçtikçe şehir de özellikle dünyanın bu tarafından turistleri…

İngiltere – Londra

Dünyada en çok sevdiğin insana dünyada en çok sevdiğin şehri birkaç günde nasıl gezdirirsin? Hele de o şehir insana aklına gelen gelmeyen her türlü deneyimi ve eğlenceyi sunuyorsa, en güzel müzeler, en iyi restoranlar, en harika parklar oradaysa? Sen yıllarca orada yaşamış ve bir sürü anı biriktirmişsen, ve o anıları tekrardan beraber yaşamak için sabırsızlanıyorsan?…

İran – Muharrem Ayı ve Aşure Günü

Ali’yle beraber Londra’da İran seyahatimizi planlarken seyahat tarihlerimizin Muharrem ayına denk geldiğini görünce sıkıntılanmış, “acaba tarihleri değiştirsek mi?” demişti. Sonradan seyahatimiz başlayıp da İran’a vardığımız andan itibaren Ali’nin şüpheleri geçti, ben de iyi ki İran’ı ilk kez bu dönemde görmüşüm diye düşündüm. Şii inancına göre Muhammed peygamberin torunu İmam Hüseyin Kerbela’da Muharrem ayının onuncu günü…

İran – İsfahan

Kaşan’da bütün bir günü geçirdiğimiz için İsfahan’a akşamüstü ulaştık. Şehrin tartışmasız en güzel oteli olan Abbasi Otel‘de kalmamız büyük şans, Ali’nin babası burayı bizim için özel seçmiş. Otel eski bir kervansaray, içinde devrimden önceki lüks ve rahat düşkünlüğünü deneyimlemek mümkün ve bahçesi adeta cennetten bir köşe. Bahçedeki über cool metal masa ve sandalyelerden perde ve yatak…