Ürdün – Lut Gölü

Petra’da kaldığımız bedevi kampından Lut Gölü’ne deve sürüleri ve İsrail topraklarını izleye izleye gittik.

camel-in-jordan

israel-jordan

Ürdün’de çok fazla pasaport kontrol noktası var, havaalanından giriş yaptığımızdan itibaren defalarca polis ve askerler tarafından durdurulduk ve pasaportlarımız kontrol edildi. Genellikle bu kontroller dostça geçiyor ve “Aaa, Türkiye’den misiniz? Sizin dizileri çok seviyoruz” muhabbetlerine zemin oluyor. Varacağımız yere yakın bir noktada yine bir pasaport kontrolü için durdurulduk ama bu defa pasaportlarımızı alıp giden askerlerin geri dönmesi bir 10 dakikayı buldu. Döndüklerinde biz kızların pasaportlarını iade ettiler ama Arda’nınkini vermediler, şoförümüzle ve kendi aralarında “Arda, Arda” diyerek Arapça konuşmaya devam ettiler. Uzun telefon görüşmeleri yapıldıktan sonra nihayet pasaportunu verip bizi saldılar. Meğer Türkiye’den Arda diye başka biri arananlar listesindeymiş, sonradan anladık!

eagle-in-jordan

eagle-in-jordan

Lut Gölü’nde iki ayrı otelde kaldık. İlk otelimiz etraftaki diğer otellerle kıyaslanınca oldukça mütevazı bir oteldi, asıl seyahat planımızda Petra’ya tam bir gün ayırdıktan sonra gece otele varıp sadece uyumak olduğu için burayı tercih etmiştik. Yine de kaç gündür kamp ortamında kaldığımız için bize son derece konforlu ve güzel geldi. Lut Gölü kıyısındaki ilk günümüzde sadece havuz kenarında tembellik yaptık.

girls-in-dead-sea-jordan

Ertesi gün asıl kalacağımız otel olan Kempinski Hotel Ishtar Dead Sea’ye geçtik. Kesinlikle benim şu ana kadar kaldığım en güzel oteldi, inanılmaz bir lüks ve çok özenli servis var. Yani havuz kenarında otururken güneş gözlüklerimizi bile temizlediler, o derece.

kempinski-pool-dead-sea

kempinski-pool-dead-sea

Lut Gölü’ne girmek çok enteresan bir deneyim. Çölün ortasında yer alan, bir kıyısında Ürdün, bir kıyısında İsrail ve Filistin (Batı Şeria) olan bu göl dünyanın en alçak noktası. Hava çok sıcak, buharlaşma da çok fazla olduğu için suyu inanılmaz tuzlu. O kadar tuzlu ki suya asla batmıyorsun, dalmayı bırak yüz üstü yüzmek ya da suyun içerisinde dik durmak bile imkansız. Su insanı hop diye yukarı kaldırıyor, öylece karpuz kabuğu gibi yüzüyorsunuz. Dümdüz suyun üstünde sırt üstü uzanıp gazete / dergi okuyarak fotoğraf çektirmek moda olmuş, etrafta bütün turistler bunu yapıyor. Lut Gölü’ndeki minerallerin cilde çok faydalı olduğu söyleniyor, buranın çamurundan yapılmış sabun ve bakım ürünleri çok ciddi bir endüstri haline gelmiş. Zaten yüzdükten sonra da çamur banyosu yapıyorsunuz. Ben çamurlara bulanmış kapkara halimize epeyce gülsem de gölde yüzmekten de çamur banyosundan da hiç keyif almadım (Arda ve kızlar bayıldılar); ama normalde son derece kuru ve hassas bir cildim olmasına rağmen çamur banyosundan sonra bebek gibi yumuşacık oldum. Cildim iki üç gün boyunca pırıl pırıl parladı. Çamurlu sabunlardan da aldım, hala kullanıyorum ve çok memnunum.

lut-gölü

dead-sea

Akşam yemeğimizi otelin restoranında dansöz şovu eşliğinde yiyerek oryantalizmin dibine vurduk. Sabah da inanılmaz bir kahvaltı yapıp Mo’nun düğün öncesi partisi için Lut Gölü yakınlarındaki yazlık evine doğru yola çıktık. Burada Reading Üniversitesi’nden yıllardır görmediğimiz diğer arkadaşlarımızla buluştuk, Mo’nun eşi Hala’yla tanıştık ve bana yaptıkları sürpriz doğum günü kutlamasıyla da beraber gerçekten çok güzel bir gün geçirdik.

champagne-breakfast-kempinski-dead-sea

birthday-dead-sea-jordan

Lut Gölü Ürdün’de mutlaka görülmesi gereken bir yer. Doğa olarak gerçekten ilginç olmasının yanı sıra dinler tarihine meraklı olanlar (ben değilim) için de yakında Madaba ve Nebo Dağı gibi birçok ziyaret edilecek yer var. Anladığım kadarıyla Ürdün’de, özellikle Amman’da yaşayanlar sayfiye yeri olarak bu civarı tercih ediyor, Akabe’ye kadar pek gitmiyorlar. Bu yüzden etrafta göle kıyısı olan çok fazla lüks otel var; ama bu otellerde kalıp paraya kıymaya kesinlikle değer çünkü hem tesis, hem de servis olarak beklentilerin çok üzerindeler ve ayrıca göle girmek, çamur banyosu yapmak için ekstra para ödemeye gerek kalmıyor.

dead-sea-jordan

dead-sea-jordan

dead-sea-jordan

Maalesef Lut Gölü’nün etrafındaki endüstriyel aktiviteler nedeniyle su seviyesi hızla azalıyor ve kırk, elli yıl içinde yok olacağı ön görülüyor – o yüzden burayı görmek için elinizi çabuk tutmakta fayda var!

 

One Comment Kendi yorumunu ekle

  1. Nilgün dedi ki:

    benim gibi bir su delisini pek fazla ıslatamasa da gidip girmekte, karpuz kabuğu olmakta fayda var.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s